Işık:″ 28 Şubattan 15 Temmuza″

Hukukçular Derneği Adıyaman İl Temsilcisi Av. Ahmet Işık, 15 Temmuz'a gelen bu süreç içinde darbelerin nitelikleri bakımından bir fark olmadığını söyledi.

Işık:″ 28 Şubattan 15 Temmuza″
Işık:″ 28 Şubattan 15 Temmuza″
Bu içerik 148 kez okundu.

28 Şubat 1997 tarihinde gerçekleşen ve 28 Şubat post modern darbesi olarak adlandırılan darbe yıl dönümü ile ilgili basına yazılı açıklama yapan Hukukçular Derneği Adıyaman İl Temsilcisi Av. Ahmet Işık, darbeler tarihinin, Türkiye'nin yakın dönem tarihinin, darbelerle mücadele tarihinin de Türkiye'nin demokrasi tarihinin bir özeti olduğunu söyledi.

-"DARBECİLERİN HEPSİNİN ORTAK ÖZELLİĞİ MODERNİST, BATICI OLMALARIDIR"

"Türkiye'nin çok partili siyasi hayatında gördüğü darbelerle, darbe girişimi teşebbüsleriyle Osmanlı'nın son dönemlerinden itibaren, bir takım ayak oyunlarıyla, kökü dışarıda olan planlamalarla karşı karşıya gelmiştir." diyen Işık şöyle devam etti:

"Bab-ı Ali Baskınından, Sultan Abdülhamit Han'ın bir takım kumpaslarla hal edildiği o tarihlerden başlayarak 15 Temmuz'a gelen bu süreç içinde darbelerin nitelikleri bakımından bir fark yoktur. Bu darbelerin hepsinin en ortak özelliği hukukun, demokrasinin ve milletin yolunu kesmektir. Türkiye’ deki darbelerin esas nedenlerine bakıldığında; Birincisi

Birincisi; Türkiye'deki bu darbelerin esas nedeni, bir avuç azınlık millete rol biçmek ister, milleti bir kalıp içine oturtmak ister, milletti fikri, siyasi, ideolojik anlamda tahakküm altında tutmak ister. Aslında millete güvenmez. Milleti tek başına bırakırsan davulcuya, zurnacıya kaçar diye endişe eder. Darbecilerin hepsinin ortak özelliği modernist, Batıcı olmalarıdır, Batının karşında bizim mağlubiyetimizi kabul etmeleri, bu milletin Batı'ya benzemediği takdirde adam olmayacağına inanmalarıdır. Bu milletin değerlerine inanmazlar. Bunlar Genç Osmanlılardan,  Jön Türklerden, İttihat ve Terakki'den beri aynı zihniyete sahiptir, bu milleti adam etmek lazım.. O zaman nasıl adam edeceğiz? 'Milletin konuştuğu dile karışacağız, giydiği kıyafete karışacağız, okuduğu okullara karışacağız' diye, Osmanlı'nın son döneminden itibaren hep o arayış içerisindeler, tırnak içinde 'milleti adam etmek' isterler. Türkiye darbeler tarihinin fikri alt yapısında yatmakta olan cümle budur, 'bu milletin adam edilmesi' lazım. İkincisi; Darbelerin zamanlamasına bakıldığında, milletin sandıkta başka bir iradeyi ortaya koyması halinde 'o zaman bu milleti silahlarla, darbelerle düzeltmemiz lazım' denilmektedir."

-"DARBECİLERİN GELENEKSEL OLARAK KULLANDIĞI EN ÖNEMLİ ŞEY 'HADDİNİ BİLDİRMEK"

Darbecilerin siyasi olarak Türkiye'nin şahsiyet kazanmaya başladığı dönemlere denk geldiğini belirten Işık, konuşmasını şöyle sürdürdü:
"Türkiye'nin bütün darbelerden önceki dönemlerine bakıldığında, Türkiye'nin silkindiği, kendisine geldiği, kendisiyle barışma dönemlerine denk gelir. Ekonomik, siyasi olarak Türkiye'nin şahsiyet kazanmaya başladığı dönemlere denk gelir. Darbecilerin geleneksel olarak kullandığı en önemli şey 'haddini bildirmek', 'adam olmasını temin etmek', 'eğer yoldan çıkan varsa onları da hizaya getirmektir'. 28 Şubat'ın meşhur sözlerinin bir kısmına bakıldığında böyle olduğu görülecektir. 28 Şubat'ta dönemin siyasetçilerinden birisinin Meclis kürsüsünden o sözünü unutmayın; 'Şu kadına haddini bildirin'. Mesele haddini aşmaktır, siz kim oluyorsunuz da Anadolu çocukları, bu ülkenin imanlı çocukları kendi değerlerinizle geliyor ve parlamentoda başörtünüzle bulunmaya çalışıyorsunuz. 28 Şubat da bu anlamda 1960 darbesi gibi bir had bildirme operasyonudur. Türkiye'nin milleti köklerinden koparmaya çalışan zihniyetin etkisi, dışarıdan verilen destekler sonucu darbelerle karşıya karşıya kalmıştır.12 Mart'ın, 12 Eylül darbesinin, 28 Şubatın, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ne kadar dış destekli olduğunun milletçe malumdur. 15 Temmuz'un arkasındaki güçlerin, destek verenlerin kim olduğunun bellidir. Gecenin bir saatine kadar beklediler, darbe girişimi başarılı olsa, kendilerini tümüyle ortaya koyacaklardı. Aynen 12 Eylül gibi 15 Temmuz'un arkasında duracaklardı. 28 Şubat post modern falan değildir, dört dörtlük darbelerden birisidir, en hain darbe teşebbüslerinden birisidir. 27 Mayıs, 12 Mart, 12 Eylül, bunlar siyasi sonuçları olan darbelerdir. Ama 28 Şubat sadece siyasi sonuçları değil, sosyolojik sonuçları elde etmek üzere yapılmış darbedir. Türkiye'nin sosyolojisini değiştirmek için yapılmış bir darbedir. 28 Şubat'ın doğduran doğruya Türkiye sosyolojisine yaptığı iki sembolik alan vardır. Birisi başörtüsüne karşı yapılan bir darbedir. Başörtülülerin okumaması, kamu görevlerinin içinde olmaması, siyasette olmaması için yapılmış bir müdahaledir. Ecevit'in Mecliste 'şu kadına haddini bildirin' dediği şey aslında tam böyle bir zihin dünyasının sonucudur. İkincisi ise imam hatip liselerinin Türkiye'de etkili olmasını önlemek için yapılmış bir darbedir. Yani miletin büyük çoğunluğunun yine sosyolojik olarak güçlü bir noktaya gelmesini önlemek için yapılmış bir darbedir. 28 Şubat etkileri çok kuvvetli olmuş, uzun sürmüştür. O günlerde 28 Şubat cuntacılarına çanak tutanların bir kısmı bugün de farklı isim altında 15 Temmuz 2016 Fetö darbe girişiminde bulundular. Ancak bu hainlerin ve iş birlikçilerin planlarını bu aziz millet, canları pahasına, kararlılıkla bozmuştur. Allah bu millete bir daha darbe ve darbe girişimlerini yaşatmasın."

Kaynak : PHA
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Besni'nin Kanayan Yarası Trafik Sorunu Çözüm Bekliyor
Besni'nin Kanayan Yarası Trafik Sorunu Çözüm Bekliyor
Besni Belediye Başkanı Öztürk:″Fakültemize Sahip Çıkalım″
Besni Belediye Başkanı Öztürk:″Fakültemize Sahip Çıkalım″